İçeriğe geç

Nesnelerin İnterneti – Internet of Things

Nesnelerin interneti terimi ilk defa Auto-ID Merkezinin yöneticisi Kevin Ashton tarafından 1999 yılında kullanılmıştır. “Nesnelerin İnterneti (Internet of Things), fiziksel nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu bir iletişim ağıdır. Bu ağ, hayatın her anından milyarlarca veri toplayarak, anlamlı bilgilere dönüştüren teknolojik cihazlar ile doludur.” (Yüksel, 2017). Endüstri, sağlık, gıda, eğitim, tarım gibi alanlarda kullanılmakta olan cihazlar ve sistemler, teknolojinin de gelişmesiyle gelecek yıllarda hayatımızda daha çok yer alacaklar. Bu yazıda şu an günümüzde belirli alanlarda kullandığımız, gelecekte hayatımızın birçok alanında yer alacak olan IoT’in olumlu ve olumsuz yönlerinden bahsedeceğim.

“Günümüzde ortalama 10 milyar cihazın IoT kapsamına dahil olduğu bilinmekte ve bu sayının 2020 yılında 26 milyar olacağı tahmin edilmektedir” (Öztürk, 2017). Bu teknolojinin hayatımızı kolaylaştıracağı öngörülebilir fakat getireceği faydaların yanında oluşturacağı tehlikeler de olacaktır.

Günümüzde nesnelerin interneti (IoT) ve akıllı sistemler; sensörlerin, insan ve süreçlerin birleşimi tarafından yönlendirilir. GPS sensörleriyle konum belirlenir, mikrofonlar bir kulak gibi, kameralar da bir göz gibi davranarak etrafından veriler toplar. Ağa bağlı bu girdiler; daha iyi karar vermek için verileri, kişileri, süreçleri ve sistemleri birleştiren iki yönlü sistemlere aktarılabilir. Şu an hala geliştirilmekte olan vücuda yerleştirilebilen sensörler bireylerin vücut sıcaklığından tansiyon değişikliğine kadar her şeyi ölçme kapasitesine sahip olacaklar. Vücuttan aldıkları bu bilgileri de analiz edip bireyin doktoruna göndererek onlara daha güvenli bir yaşam sunacaklar. Hatta kalp krizi gibi acil vakalarda ambulansı otomatik olarak çağırabilecek bir yazılıma sahip olacaklar. Zaman geçtikçe hayatımızda daha fazla yer alacağı düşünülen bazı IoT teknolojilerine örnek olarak kalp ritmini ölçen akıllı bileklik verilebilir. İlk fitness takip cihazı olan TomTom Touch az önce bahsedilenler gibi birçok özelliğe sahip. “Vücudun yağ ve kas oranını gösteren cihaz, aynı zamanda kalp atış hızını sürekli olarak ölçüyor. TOUCH kalori ve adım sayma gibi işlemleri de gerçekleştirebiliyor.” (Bülten, 2016)

Nesnelerin internetinin kullanıldığı bir diğer alan da Akıllı Ev (Smart Home) Sistemi’dir. Akıllı telefon ile ışıklandırma sistemi, buzdolabı, havalandırma sistemi, kapı, pencere, kombi, televizyon, mikrodalga gibi evdeki cihazlar; nesnelerin interneti sayesinde birbirleriyle iletişim halindedirler. Bireyin ertesi gün uyanmak için kurduğu alarm ile sabah o saatte perdelerin ve pencerelerin açılması, kahve makinesinin kahve yapmaya başlaması, ısıtma sisteminin ortamın sıcaklığını algılayarak ortamın ısısını ayarlaması, kullanılacak odaların ışıklarının açılması bu teknolojiye örnek olarak verilebilir. Bireyin ışıkla ilgili her tercihi sistem tarafından kaydedilir ve daha sonra kullanılmak üzere depolanır. Bu sadece ışıklandırma ile sınırlı değildir, evde internete bağlı her cihaz bu işlemi gerçekleştirebilir. Akıllı Ev sistemiyle evin kapısının açılıp kapanmasını akıllı telefondan kontrol etmek, evi 24 saat kontrol altında tutabilmek, gaz kaçağı gibi tehlikeleri evde değilken bile tespit edebilmek mümkün.

Nesnelerin interneti tarım endüstrisinde veya bahçelerde de kullanılabilecek. İnternete bağlı olan sulama sistemi hava durumu verilerine erişerek veya toprağın gün içindeki nem oranını analiz ederek optimum sulama sistemini geliştirecek. Bu sayede bireyler sulama işlemiyle uğraşmayarak kendi enerjisinden tasarruf edebilecek ve bitkiler de ne çok ne az, almaları gerektiği besin miktarını alabilecekler.

Günümüzde haberlerini almaya başladığımız akıllı buzdolapları da nesnelerin internetinin bir diğer örneğidir. Dolabın içine yerleştirilen kamera sayesinde akıllı telefon ile buzdolabında neyin eksik olduğunu görerek market alışverişi yapmak, yumurtalık kısmındaki sensörler aracılığı ile yumurta bittiğinde telefona bildirim gelmesi, meyvelerin ve sebzelerin tazelik durumlarını algılayabilen sebzelikler insanlara büyük kolaylık sağlayacak. Hatta daha ileri seviye IoT’de insanların markete gitmesine bile gerek kalmayacak. Çünkü akıllı buzdolabı dolapta neyin eksik olup olmadığını algılayarak eksik olan ürünü sipariş edebilecek. Tüm bunların yanı sıra sistem tarafından depolanan bilgiler (buzdolabında hangi marka ürünleri kullandığımız, neleri tercih ettiğimiz gibi) firmalara çok büyük meblağlara satılabilir. Firmalar da bu bilgileri kullanarak pazarlama yöntemlerini bireyselleştirip müşteriler üzerinde kullanabilir. İnsanların bilgilerinin bu şekilde alınıp satılması olayı da kafalara “Ne kadar etik?” sorusunu getirebilir.

Nesnelerin interneti bir bakıma bireyin buzdolabında ne bulundurduğu ne zaman uyuyup ne zaman uyandığı, eve ne zaman girip çıktığı, kahvesini nasıl tercih ettiği, hangi müziği dinlemeyi sevdiğine kadar tüm özel bilgilerinin şirketlerin veri tabanlarında depolanması ve kullanılması demek. Fakat internetle alakalı her şey gibi nesnelerin internetinin de siber saldırılara uğraması mümkün. Bu da, yediklerinden içtiklerine kadar bireylerle alakalı tüm bilgilerin kötü niyetli şahısların eline geçmesi ihtimalinin var olduğu anlamına geliyor. Sonuç olarak nesnelerin internetinin insan güvenliği konusunda ne kadar güvenilebilir olabileceği kafalara soru işareti bırakıyor. Örneğin, akıllı telefon veya akıllı ev sistemi hacklendiği zaman, kötü niyetli şahısın elektrikli cihazların ayarlarıyla oynayarak evde yangın çıkarması, evdeki kameralara an be an ulaşması, kapı kontrolünü ele geçirerek evin dış kapısını açması ya da bireyin şahsi bilgilerini yayması mümkün. Hatta 2017 yılına ilişkin gazetelerde yayınlanan bir haber bunun gayet olası bir tehlike olduğunun kanıtı niteliğinde:

“Siber saldırganlar 2016’da daha çok İnternet’e bağlı cihazları kullanarak saldırı yaptı. İnternet’e bağlı makinalar, beyaz eşyalar gibi cihazların birer siber silaha dönüştürülmesiyle saldırıların boyutu yüzde 60 arttı.” (Hürriyet, 2017)

İşte bu gibi konularda saldırıları önlemek amacıyla siber güvenlik uzmanları çalışmalar yürütmekte ve nesnelerin internetini en güvenli hale getirmeye çalışmaktadırlar. “Siber güvenlik kuruluşu Arbor Networks, 2015-2016 dönemine ilişkin 12. Yıllık Küresel Altyapı Güvenliği Raporu’nu yayımladı. Şirketlerde çalışan siber ağ ve güvenlik ekipleri için koşulların değiştiğini ortaya koyan rapor, siber tehditlerin ‘nesnelerin İnterneti (IoT)’ olarak adlandırılan İnternet’e bağlı cihazların yaygınlaşması ile birlikte yeni boyutlar kazandığını gösterdi. İnternet’e bağlı makinalar, buzdolabı, fırın gibi eşyaların, şirketlere ve bireylere büyük kolaylık getirirken, bir yandan da içerdikleri güvenlik açıkları nedeniyle saldırıları artırdığına dikkat çekildi. Raporda, saldırganların IoT cihazlarındaki açıklardan yararlanıp onları silah olarak kullandıkları, özellikle Mirai gibi botnetlerin ortaya çıkması ile çok büyük çaplı saldırılar yaptıkları yazıldı.” (ComputerWorld, 2017)

Dos(Denial of Service) saldırısı bir web sitesinin sunucusunun hizmetlerini geçici veya süresiz olarak aksatarak asıl kullanıcılar tarafından ulaşılmamasını hedefleyen, tek bir bilgisayar tarafından sunucuya çok sayıda istekte bulunarak sunucuyu meşgul tutan bir siber saldırıdır. DDoS ise bu saldırının birden çok cihazla aynı anda gerçekleştirilmesidir. Bazen DDoS atakları yüzünden bazı web sayfalarına erişim sağlanamaz. Saldırganlar internete bağlı cihazların açıklarını kullanarak botnet virüsü yükler. IoT ile internete bağlı olan cihaz sayısı artmaktadır ve yukarıdaki haberde görüldüğü gibi saldırganlar bu cihazların açıklarını kullanarak onları Mirai gibi botnetlerle DDoS saldırılarında kullanmaktadır.

Sonuç olarak siber saldırı ve güvenlik sorunlarının da yaşanabileceği IoT yine de günümüzün eğilim gösterdiği konulardan biri ve IoT’ye uyarlanan ürünlerin sayısı da artmaya devam ediyor. Hayatımızın birçok alanında kullanabileceğimiz IoT (tarım alanında, akıllı şehir, ev konsepti, enerji tüketimi, güvenlik ve sağlık gibi) yaşantımıza birçok değişiklik getirecek ve bu sayede zamanımızı daha verimli kullanabileceğiz. Belki de nesnelerin internetinin sağladığı yeniliklerle birlikte yeni bir dönem başlayacak.

 

Kaynakça

Bülten, y. b. (2016, Eylül 6). TomTom’dan kalp atışı izleyen akıllı bileklik. Retrieved from Chip Online: https://www.chip.com.tr/haber/tomtomdan-kalp-atisi-izleyen-akilli-bileklik_64876.html

ComputerWorld, T. (2017, Ocak 27). IoT cihazları siber silah olarak kullanılıyor. Retrieved from Computer World: http://www.computerworld.com.tr/haberler/iot-cihazlari-siber-silah-olarak-kullaniliyor/

Hürriyet, H. (2017, Ocak 30). İnternet’e bağlı cihazlar siber silah olarak kullanılıyor. Retrieved from Hürriyet: http://www.hurriyet.com.tr/internete-bagli-cihazlar-siber-silah-olarak-kullaniliyor-40350539

Öztürk, B. (2017, Ağustos 16). Nesnelerin Güvensiz İnterneti. Retrieved from Blog Crypttech: http://blog.crypttech.com/2017/08/nesnelerin-guvensiz-interneti.html

Yüksel, S. (2017). Nesnelerin İnterneti İnternet of Things ve Değerler Konferans. Retrieved Ocak 6, 2018, from Bilim Teknolojileri ve Siber Güvenlik Derneği: http://bs.org.tr/arastirma-makale/nesnelerin-interneti-internet-of-things-ve-degerler-konferans/544

 

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.