Johari Penceresi

“Birlikte yaşadığımız insanlara karşı tutumumuz onları anlamamıza bağlıdır”

(Alfred Adler)

Küçük yaşlardan itibaren hayatımıza birçok insan girer çıkar.Kimimiz dışa dönük bir kişiliğe sahibiz, yakınlarımıza olduğu gibi içimizi dökeriz.Kimimizse içine kapanık olup etrafındakiler için soru işareti olarak kalırız. Bugün bu yazıda, başkalarına açtığımız ya da kendimizde saklı tuttuğumuz özelliklere bir pencereden bakacağız: Johari Penceresi.

Joseph Luft ve Harry Ingham tarafından 1955 yılında oluşturulan bir model olan “Johari Penceresi”, kendini açıklamanın ve geri bildirimin ilişkide birlikte nasıl çalıştığını anlamak için kullanılır. Kişinin kendini tanıma, insan ilişkilerini güçlendirme, grup dinamiği oluşturma gibi konularda yardımcı bir kişisel gelişim metodudur.

Şekilde gördüğünüz gibi pencere 4 bölümden oluşur. Şimdi bölümleri ayrı ayrı ele alalım.

Açık Alan: Kendimizin de diğer insanların da haberdar olduğu özelliklerimizi içerir. Bu alan dışarı yansıtmaktan çekinmediğimiz, insanlar tarafından da kolayca çözümlenebilen davranışları içerir. Geniş bir açık alan iyi ve başarılı iletişimin sonucudur. Ayrıca açık alanı geniş olanlar öz güvenli, insan ilişkileri iyi, paylaşımcı ve doğal insanlardır.

Gizli Alan: Kendimiz hakkımızda bildiğimiz ama diğerlerinin bilmesini istemediğimiz özelliklerimizden oluşur. Korku, kıskançlık, kaygı gibi sakladığımız duygularımız bu bölümde yer alır. Paylaşıma kapalı, kendini iyi kamufle eden içine kapanık insanların gizli alanları geniştir. Gizli bir alanımızın olduğu hissi karşımızdakilerin bize olan güvenini azaltır. Bundan dolayı bu alanı azaltmamız ilişkilerimizin verimi açısından önem taşır.

Kör Alan:  Çevremizdekilerin bildiği fakat bizim bihaber olduğumuz özelliklerimizin yer aldığı bölümdür. Örneğin uyurken konuştuğunuzu siz bilemeyebilirsiniz ama sizinle yaşayanlar bunu bilir. İnsanlardan geri bildirim alarak öz farkındalığın oluşturulması ve kör alanın küçültülmesi hedeflenir.

Bilinmeyen Alan: Herkes için meçhul bir alandır. Keşfedilmemiş yeteneklerimiz bu alana dahil olabilir. Kendimizi sorgulamak, insanlarla daha fazla etkileşim içinde olmak bu alanın küçülmesinde rol oynar.

Şekildeki gibi kör alanı çevremizdekilere hakkımızda sorular sorarak; gizli alanı da kendimizi anlatarak küçültebiliriz. Böylece öz farkındalığımızı arttırabilir ve insan ilişkilerinde daha kaliteli bir boyuta ulaşabiliriz. Kendinizi çözümleyip kaliteli bir yaşam sürmeniz dileğiyle…

Bu yazı Industryolog Akademide editörlük yaptığım zamanlarda yazılmıştır. Orijinal linkler aşağıdadır:

Johari Penceresi

https://industryolog.com/johari-penceresi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.